| MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | ||||
| MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | ||||
15/11/17 23:00 | MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | |||
15/11/17 22:52 | MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | |||
15/11/17 22:42 | MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | |||
15/11/17 22:06 | MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | |||
| MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR ! | ||||
14/11/17 22:50 | BİR BALIKÇI MEYHANESİNDEYİM Bu gece bir balıkçı meyhanesindeyim. Masamda bir şişe şarap. İçip içmemekte kararsızım. Öyle kırmızı ki içmeye kıyamıyorum. Bir sigara yakıyorum. Pencereden Paris geçiyor.Picasso’yarastlıyorum Saint Germain bulvarında. Beyaz güvercininde rastlıyorum Picasso’ya. Küba’da bir restoranda yemek yiyorum. Pencereden Havana geçiyor. Bir türlü Fidel’!den ayrı düşünemiyorum Küba’yı. Türkiye denince İstanbul geliyorsa akla, Nazım Hikmet geliyorsa.Şili denince Neruda geliyor aklıma. Victor Jara geliyor. Bir türlü tek kulaklı düşünemiyorum Van Gogh’u. Pencereden Amsterdam geçiyor. Diyarbakır’dan Ahmed Arif geçiyor. Yedi iklim beş kıtadan Nazım Hikmet geçiyor. Özgürlük heykelinin elinde bir tüfek Kızılderilileri nasıl öldüreceğini düşünüyor. Pencereden Sam Amca geçiyor. 1941 yılının Aralık ayında Petrişçevo’da Almanlar 18 yaşında bir kızı asıyor: Asıl adı Zoya;Tanya diyor onlara: Tanya dünyanın en genç komünisti: Pencereden faşizm geçiyor. Bu gece bir balıkçı meyhanesindeyim. Masamda bir şişe şarap. Yürüyorum. Nereye gittiğimi bilmiyorum. Sadece gitmek istiyorum. Kaçmak istiyorum kendimden. Yürüyorum, sevdiğim kadınlar geçiyor önümden. Bu gece bir balıkçı meyhanesindeyim. Pencereden Karşıyaka geçiyor. İzmir geçiyor şah damarımdan. Çok uzaklardan yar geçiyor.Yüreğime basa basa geçiyor. Bu gece aslında ben hiç bir şey yazmak istemiyorum. Bir deniz, bir martı ve bir kaç bulut dışında. ’yer gök kıpkırmızı şimdi’. | |||
14/11/17 22:50 | KÖRDÜĞÜM Güneş heybetini aldı Soldurdu günü seher vaktinde Bir esimlik rüzgardı kasım Yapraklarını savurdu da gitti… Solgun şarkılar çalıyor şimdi Darmadağın yalnızlığı anlatan Sağır akşamların bitmez çilesi Nasıl oldum bu aşkın ben kölesi Neden gittin bıraktın söyle zalim Gözüm yollarda, suskun kaldı dilim Güz çoğalırken içinde Yanılma mı yanılsama mı Bir aldanış mıydı Soruları beyninde Kırılganlığı yağmur kokuyordu gecede Camlardan süzülerek akan Bu hain yağmur Vuruyordu sazına, sözüne Yitirdim, geçti yıllar yok ki haber Bitirdim göz yaşım gör kalmadı fer Delirdim, yok hayatta hiç gereğim Koyverdim, dem tutan çığlık yüreğim Kırılan hüzünler Besteler örüyordu kasıma Boğuk bir sıkıntıydı yaşanan Sağırdı akşamlar Dağ gibiydi yalnızlık Yıllanmıştı yorgunlukları Bir kördüğümü çözmeye uğraşıyordu sadece Gitmeden önce… | |||
| SEVGİLİ MUSTAFA EREN USTA... HAYAT TELAŞI YÜZÜNDEN ARANIZDA OLAMASAM DA FIRSAT BULDUKÇA SİZİNLE OLMAK BAHTİYARLIĞIMDIR... ANKARADAN SESİNİNİZ ULAŞTIĞI HER YERE ESENLİK SAĞLIK SIHHAT VE MUTLULUK DİLEKLERİMLE... Yapmalı Ölmekten beter çıktı bu hasret dedikleri; Şimdi gidip alnına sıksam mı sıkmasam mı? Hicran denen zillinin efkar denen yosmanın ; Başına dünyaları yıksam mı yıkmasam mı? Gündüzleri yokluğum gece intihar eden; Hayalleri gelince düşü bahtiyar eden; Dudağından öpmesem dünyaları dar eden; Bir büyüğün gözüne baksam mı bakmasam mı? Yaz ulan yaz kalemde idam gezdiren katip; Ancak kendine yeter payıma düşen nasip; Cezveye biraz neş’e biraz mutluluk katıp; Ocağımın altını yaksam mı yakmasam mı? Hep üstüme geldiler lan ben yeter dedikçe; Tükenmedi dertlerim verdi Rabbim verdikçe; Elimde birkaç rapor ve birkaç tane dilekçe; Şikayet makamına çıksam mı çıkmasam mı? Kendini bilmez rüzgar ocağımı söndürmüş; İçtiğim üzüm suyu hoş kafamı döndürmüş; Ulan kahır kalbime gecekondu kondurmuş; Tahliye kararıyla yıksam mı yıkmasam mı? Yine talih tuş edip, yapıştırsın mindere; Sonra da gururlansın göğsünü gere gere; Mundar deyip duan var körük gibi ciğere; Kedileri kasaba soksam mı sokmasam mı? Ali ALTINLI – 14.09.2017 Saat: 00:13 | ||||
13/10/17 23:48 | Merheba.Mutlu yayınlar dilerim BEN DE GÜLECEĞİM Bakma ki bu yüreğim qamla,kederle dolmuş, Gül gibi al yanağım yar hasretinden solmuş, Bana olan bu çile vefasız yardan olmuş, Bir gün bende avunup,gözümü silecegim, Tüm gücümü toplayıp,en son ben gülecegim. İhanetten,riyadan,üzülsem de her zaman, Ben küçük bir dalgayım,dertlerim sonsuz ümman, Garip,zavallı gönlüm sanki yaralı keman, Bir gün bende avunup,gözümü silecegim, Tüm gücümü toplayıp,en son ben gülecegim. Şeytan oyun oynayıp yollarımı bağladı, Hicran tüğyan eyleyip yüreğimde çağladı, Yalandan yüzüm güldü,duyğularım ağladı, Bir gün bende avunup,gözümü silecegim, Tüm gücümü toplayıp,en son ben gülecegim. Ayrılığın yarası çok acıttı canımı, Hayinler sarmış şimdi inan ki dört yanımı, Rakip sitemleriyle karartsa da tanımı, Bir gün bende avunup,gözümü silecegim, Tüm gücümü toplayıp,en son ben gülecegim Sema Dağlı. | |||
13/10/17 23:46 | SENSİZİM bir diyebileceğim -- sensizim olması yetmez mi hayatımda .. (Veli Sarıoğlu) (Düşdeniz) | |||
13/10/17 23:19 | MUSTAFA HOCAM SIKINTISIZ BİR YAYIN DİLEĞİYLE SELAMLAR SAYGILAR GEYVE'DEN. BEYİTLERİME SES OLUP "BİR SABAH BAKACAKSIN BİR TANEM BEN YOKUM" ŞARKISINI DİNLETEBİLİR MİSİNİZ. SAYGILARIMLA. SEN BENİ SENDE ARA Vedasız ayrılırken limandan en son gemi, Sürükledim sonsuza, unuttuğum gölgemi. Ardımdan tek sallanan hicranın soğuk eli, Ahiri yok vuslatın, olmamıştı evveli. Hayaller dağ ardında, umutlar dünden ölü, Arkamda karanlıklar, önümde hüsran çölü. Hasretlik, can yoldaşı, yokluk, en vefalı yâr, Hangi dağın ardında, mutluluk denen diyar? Göç mü etti bulutlar, nerde çöle yağan su, Bâd-ı sabâ vefasız, gelmez cânân kokusu. Kırılmış sevda sazı, lâl olmuş şakıyan dil, Tükenmiş ömür yağı, sönüyor en son kandil. Yanardağlar hep susmuş, soğumuş sevda külü, Derman olmaz derdime, nazlı yârin kâkülü. Canda can dedim sana, bende ben ettim seni, Gelip yolcu etmedin, çok gördün son buseni. Aklına düştüğümde sen beni sende ara, Bilemem ki, mahşerde kapanır mı bu yara. | |||
| ATEŞLER İÇİNDE YAN AMERİKA Niceleri gelip geçti dünyadan, Dünya iki kapı, han Amerika. Ey ezilen insan! Uyan rüyadan, Ateşler içinde yan Amerika. Yaptıkların sana, kâr mı kalacak? Ülkene engerek, yılan dolacak, Bir Deccal de gelip, canın alacak, Ateşler içinde yan Amerika. Zenci, beyaz ayrımını sen yaptın, Yol doğruydu, yanlış yola sen saptın, Hakkı bırakıp da “Dolara” taptın, Ateşler içinde yan Amerika. Dünya gün geçtikçe sona yaklaşır, Yaşlı çıkrık yorgun, suyunu taşır, Büyüttüğün şeytan, yaranı kaşır Ateşler içinde yan Amerika. Ülkelere girip işgal edersin, Hiç sevinç olmadın, sen hep kedersin, Sen katilsin, şeytandan da, betersin, Ateşler içinde yan Amerika. Oysa bu âlemin sahibi tekti, Tende taşıdığım koca yürekti, Benimkisi Yüce Rabbe dilekti, Su iye içtiğin kan Amerika, Ateşler içinde yan Amerika. Muzaffer KÖNDEL | ||||
11/10/17 00:04 | ANILARINDAN UTANIR SANCI Bir kuş gagalarken tenimi Dökük çocukluktan kalma gözyaşları Sızlayan gençliğin kanayan baharları Kırığım! Onarsam kendimi Kımıldatamıyorken bedenimi En saf halim bile eritmiyor öfkemi Oysa sabrımı bolca vermişti Tanrı Nerelere gitsem her yer yabancı Kime baksam maskeli yalancı Sağda, solda bir sürü satıcı Sığınsam! Bir odan var mı hancı Anılarından utanırken sancı Medet umarken veliden Dem vurdu tecelliden Korktum kendini ehil sanan cahilden Farkım kalmadı deliden Teselli istemem kimseden Yoruldum Kendi elimi kendim tutmaktan Usandım! “Kırılan kolun yende kalması”ndan Barışmak isterken hayat seninle Küstürdün beni sen yine Bıraktım her şeyi kendi haline Haydi bir seferde sen gel barış benimle sündüz yaşar biga | |||