Yokluğun bilinmezlik içinde yokluğum Kaybettiğimiz varlığımız darlıkla korkum Toprağı eşeleyen çocuk gözlerimde Hatırası geçmişimizin saklı özlemiyle Hep kanasaydık düşünce kalkmadan Hep saymasaydık geçen zamandan Gençliğin verdiği tutkuyla sevdik Öz yangınımızda sevgiyi yeşerttik Kapıldık ırmağın güçlü akışına Kalbimiz dayanmaz aşkın atışına Kayboluruz denizin hırçın dalgalarında Issız bir ada hayat masalında Dilden dile yayılır sevdamız Kanayan yaramıza aşktı dermanımız Anlatılacaktı bir ömür bu hikâyemiz Kimdik kimliksiz kime benzeriz Yokken alnımıza yazılan yazgımız İki beden bir ruh, ruh ikiziyiz Hüzünlü şiir dizesi ölü şair imzalı Dillendi bu kara sevda masalı Nerede yazacak kalem yazılacak kâğıt Yakılır ardımızdan binlerce ağıt Ey hüzün perisi ayıran sisleri dağıt Durulsun gözlerde yakılan ağıt Doğamıza ekildi aşk böyle biline Bülbül hoş nağmelerle konar gülüne Dikeni al al kana bulasa bile Bülbül seve seve giderdi ölüme Aşk ateşti yakar düşeni Aşkla akan görür gülşeni ve sustursam harflerimi alfabede Kuruluyken bu âlemde büyük denge Kapatsak gözlerimizi sonsuz renge Toprak kabinde sönen gölge Bıraksak ruhumuzu okşayan âhenge